Aynı Denize
Yayınlanma: 30 Ocak 2026 | Kategori: Şiir
Ne sen eski sen, ne ben eski ben;
Ne biz, mazideki kadar betülüz.
Merih mavi değil artık,
atlaslar yorgun.
Toprak nice yiğide ana oldu;
devran ise bir o kadar nankör vatan.
Ne nehir aynı nehir,
ne de biz aynı biziz.
Zaman geçti aramızdan, maharetli bir terzi gibi.
Paslanmış anılara
deva mıdır yamalar?
Cümleler başka anlamlara çarpıyor artık;
kıyılarımıza vuran
bir dilin enkazı.
Elde kalan bu yorgun kumaş—
ne hırka olur,
ne yelken.
Günler birbirini taklit ederek geçerken
başka bir dile sızdık biz,
hiç fark etmeden.
Şimdi hangi rüzgâr
dağıtır bu ağır dumanı?
Eskiden “beklemek” bir ihtimaldi;
şimdi bir coğrafya.
“gitmek” ise bir fiildi;
şimdi bir kader.
İsimler eskidi,
suretler soldu
ve biz—
Bu yabancı dilin kuytusunda,
el ele.
Yine de ardımızdaki
bir kalıntı değil:
Bir nehrin
yatağını kalbiyle kazmasıdır.
Ve duman dağıldığında,
o berrak şafakta
görülecektir ki
Fırat
hâlâ aynı denize...
Belki hiçbir nehir geri akmaz;
ama bazı kıyılar
suyun geçtiğini hatırlar.
Ve bazı insanlar—
değişerek
kalır.